Tehlikenin Farkındamısınız?(!)
“Tehlikenin farkındamısınız?”
Bu slogana bugünlerde kulağınız aşina olmalı, tv izliyor veya Cumhuriyet Gazetesiyle bir vesileyle haşır neşir oluyorsanız… Simsiyah fon üzerine tehlike çanlarını andıran bir sesle gelen bir yazı… Yazı stilleri her seferinde farklı, kimisinde normal kullanılmış harfler ama bir stil varki tehlikenin nerden geldiğini işaret ediyor resmen. Yeşil harflerle sağdan sola yazılmış arapçavari bir yazı… Cumhuriyet bu yazıyla irtica, mürteci, şeriat, muhafazakâr, dinci vs. demeden tehlikeyi birkaç kelimeye indirgemek yerine hafsalanızın aldığı/alacağı kadar geniş bir alan bırakıyor size… hayal gücünüz ne denli kuvvetli ise o kadar büyük bir tehlike. Cumhuriyet elden gidiyor pandomimi yapılıyor.
Bu reklam mı yoksa bir uyarımı olduğu belirsiz, ama niyeti gayet aşikar olan eylem kime ve neye karşı yapılıyor? Her seferinde maddi imkanlarının sınırlı oluşundan dem vuran Cumhuriyet gazetesi yetkilileri hangi bütçeyle gazete reklamı bile olmayan bir reklam verip televizyon ekranlarında felaket tellallığı yaptırabiliyor?
16 Mayısta saatler 100 yıl geri alınıyormuş dostlar, sanırım bu cümle bir Fenerbahçe’liden çıktı. Malum 100 yıl öncesi 1907 yani Fenerbahçe’nin kuruluş tarihi buyur buradan yak. Reklamda göze çarpan bir diğer öğe ise iki tarih 1881-2007, Cumhuriyet elden gidiyor naraları atan bir reklamsa eğer bu ilk tarihin Cumhuriyet’in kuruluş tarihi olması gerekmez miydi? Neden Mustafa Kemal’in doğum tarihi? Mustafa kemal’in doğuşuyla mı Cumhuriyet kurulmuştu ki tarih böyle veriliyordu? Tarihlerden hiçbirinin Cumhuriyetin kuruluşuna tekabül etmiyor oluşu beni fesat düşüncelere itiyor açıkçası. Öyle ya Cumhuriyet öncesine döneceksek 1923 yılını baz almalı değimliyiz veya Cumhuriyetle ilgili bir tarih aralığı vermemiz gerekiyorsa başlangıç tarihi olarak yine bu tarihi almamız gerekmez mi?
Bu sorular zihinleri kurcalayadursun, bana göre cumhuriyet’in derdi ne tehlike, ne cumhuriyetin elden gidişi. Nedir peki bu gazeteyi böylesine ürküten? Gazetenin Başyazarı İlhan Selçuk köşesinde sürekli hasetlik ederek abone sayısı yüksek diye İslami medyaya nereden geliyor bu değirmenin suyu sorusunu yöneltmesiyle tanıdığımız bir yazar. Bir gazetemizin tirajının çok yüksek oluşunun ne denli kanına dokunduğunu her seferinde açıkça ifade ettiğini birçok kez yazılarında okuduğum bu yazar kendi gazetesinin ordu ve çevresi dışında okunmadığını bildiğinden olsa gerek böyle hasetlik ediyordu. Cumhuriyet elden gidiyor narasının altında yatan gerçekte bana göre bu… Cumhuriyet gazetesi tirajı ne düşen ne artan bir gazete, ordudan biri vefat edince üzülüyordur büyük ihtimal gazete çalışanları bir abonemiz daha gitti diye. Cumhuriyet maddi anlamda zor bir dönem yaşıyor sanırım, buda onların son çırpınışları, zira bu reklamla su yüzüne çıkmayı planlıyor.
Açık bir provakasyon… “cumhuriyetinize sahip çıkın” derken duyarlı vatanseveri oynuyor, bakın ben cumhuriyetçiyim diyor lisan-ı hal ile. Gazete eşittir Cumhuriyet (rejim olan) psikolojisini insanlara empoze ediyor adeta. Sürekli ekranda dönen reklamların, kapitalist düzende insanı sömürü aracı olarak kullanışının hipnoz araçları olduğunu bilmeyenimiz yoktur. İnsanı tüketim çılgınlığına iten reklamlar iyi veya kötü ürünü ekranda en albenili haliyle gösterip insanların sahip olma güdüsünü körükler. Bu bazen iştah kabartan bir yiyecek reklamıdır ekranda ballandıra ballandıra yiyen insanı görünce ister istemez cezp eder. Bazende Cumhuriyet reklamında olduğu gibi bir yaygara şeklinde, provake ederek “benim gazetemi almazsan cumhuriyet elden gider”e vardırır. Peki bunu nerden çıkardım? Cumhuriyet gazetesi duyarlı(!) bir gazete olarak halkı karşı karşıya olduğu tehlikeden haberdar ediyor yalnızca diyebilir birileri.
Bende derim ki son perdede “cumhuriyetinize sahip çıkın” yazısının yanında duran cumhuriyet gazetesi reklamın aslında hangi cumhuriyete sahip çıkmamızı bize öğütlediğinin açık göstergesi. Şaka bir yana bunu sadece bir gazetenin son çırpınışları olarak görmek ahmaklık olur. Çünkü Cumhuriyet bu reklamıyla bir taşla birçok kuş vurmayı hesaplıyor.
1) Tirajını yükseltmek,
2) Müslümanları açık hedef göstermek,
3) Provakasyonla halkı kamplaşmaya itmek,
4) Yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimi tehlikesi(!),
5) Fenerbahçenin 100 yılını hatırlatıp en çok taraftarı olan spor klübünün taraftarını kafalamak :),
6) Mustafa Kemal’in doğum tarihini verip nasıl bir Atatürkçü olduğunu göstermek,
Bu yazdığım maddelere varın siz dahasını ekleyin çünkü bu kadarla sınırlı değil Cumhuriyetin hedefi…
Konu: tehlikenin farkındayım
Cumhuriyetinize sahip çıkın, laikliğe sahip çıkın dediler halk itibar etmedi. Ama şimdi vatanınıza sahip çıkın diyorlar. İşte şimdi halkı aldatmayı başardılar. Kürt düşmanlığı ve faşizm tehlikesi kapıdadır. Bu tehlikeye karşı herkes "yaşasın halkların kardeşliği" demelidir.
Bağlantı »